“Kayıp halka bulundu” sahtekarlığını belirli aralıklarla basın yoluyla gündeme getirirler

Darwinist propagandanın temelinde, tıpkı faşist Nazi Almanya’sının kirli yöntemi gibi, bir yalanın sürekli olarak tekrarı vardır. Nazilerin propaganda bakanı Joseph Goebbels’in yöntemi, Darwinizm’in yaygınlaştırılması amacıyla çok kapsamlı bir şekilde kullanılmıştır. Yalan sürekli ve belli tekrarlarla söylendikçe, bilim adamları, dünyaca tanınmış dergiler ve gazeteler bu yalana ortak çıktıkça bir kısım bilgisiz insanlar buna inanmaya başlamıştır. İşte Darwinizm’in üreyip genişlediği ortam böyle bir ortamdır.

İşte bu propaganda yöntemi nedeniyle insanlar yıllardır aynı hikayeyi duyarlar: “Kayıp halka bulundu”, “eksik halkaya ulaşıldı”, “halka tamamlandı!”… Evrimin yıllardır bir türlü bulunamayan bu hayali kayıp halkası ile ilgili başlıklar artık bütün dünya için oldukça tanıdıktır. Çünkü Darwinistler, uyuşturucu etki yapan bu ilacı insanlara belli dozlarda sürekli olarak verirler. Tekrarın amacı budur. Tekrarın amacı, Darwinist büyüyü insanlar üzerinde etkili kılabilmektir.

Uydurma Evrim Haberleri

Bir lemur fosilinin ve bir Bonobo maymununun Darwinist basında insanın atası olarak gösterilebilmesi şok edicidir. Darwinistler bu utanç verici propagandadan dolayı özür dilemek zorunda kalmışlardır.

Darwinizm’in geçersizliği gösterildiğinde, kayıp halka diye bir şey olmadığı insanlara duyurulduğunda ise, Darwinist çevrede bir panik havası başlar. İşte o zaman, basın yoluyla yapılan bu tekrar politikasının dozu artırılır. Böyle bir durumda Darwinistler, ya sansasyonel bir iddia ile ortaya çıkar ya da hayali kayıp halka haberlerini yoğunlaştırırlar. İlacın dozu bir anda artırılır. Büyünün etkisinin ortadan kalkmaması için sahte ne varsa gündeme getirilir. Soyu tükenmiş canlı fosillerini bu sahte propaganda için kullanırlar. Darwinist bilim adamları devreye girer, TV programları, Darwinist dergiler, belgeseller yoluyla bu haberler elden geldiğince desteklenir.

Örneğin Ida, bu paniğin etkisiyle ortaya atılmış şaşırtıcı bir sahtekarlıktır. Bir lemur fosilinin alınıp pervasızca insanın atası olarak bütün dünyaya ilan edilebilmesi gerçekten şok edici bir olaydır. Bu fosilin, utanç verici bir propaganda ile dünyanın sekizinci harikası gibi sahte sloganlarla insanlığa tanıtılması ve hakkında yapılan kapsamlı yaygara Darwinistlerin yaşadıkları sıkıntının ve çaresizliğin ilanı olmuştur. Pek çok Darwinist, söz konusu yaygaradan ne kadar utandıklarını açıkça dile getirmek zorunda kalmış ve bu sahte propagandanın hemen ardından Ida’nın yalnızca bir lemur olduğu açıklanıp, özür dilenerek iddialar geri alınmıştır.

Ida tek örnek değildir. Darwinizm’in yıkılışının dehşetli etkisi nedeniyle bu tür sansasyonlar son dönemlerde yoğun hale gelmiştir. Ida’nın ardından Ardi de aynı çaresizliğin sonucunda üretilmiş ve bir maymun fosili insanın atası ilan edilmiştir. Fakat sansasyon uzun sürmemiş, onun da yalnızca bir maymun olduğu açıklanarak iddialar geri çekilmiştir.

İddialar sürekli geri alınır, bundan sonra da alınacaktır. Çünkü hayali “kayıp halka bulundu” haberlerinin tümü yalandır. Şu ana kadar 300 milyondan fazla fosil çıkarılmıştır, bunlardan tek bir tanesi bile ara fosil değildir. Şu ana kadar yapılan çağrılara, davetlere rağmen, tek bir Darwinist, tek bir tane bile ara fosil getirememiştir. Darwinizm’in dayandığı bu en yoğun propaganda yöntemi sindirildikçe ve deşifre edildikçe, Darwinistler asıl çöküşü yaşamaktadırlar. Sahtekarlıkları bir bir ortaya çıkmaktadır.

Uydurma Evrim Haberleri

Ardi ve Ida sahtekarlıkları bir kısım basında bu başlıklarla yer aldı. Amaç, sahte haberlerle evrim propagandasını devam ettirebilmekti.

1- Haberturk, 02. 10. 2009
2- Posta, 21 .05. 2009

Darwinistlerin Ida aldatmacası ile ilgili itirafları

Johns Hopkins Üniversitesi Carnegie Doğa Tarihi Müzesi paleontologlarından Chris Beard: “Bu fosilin, BİZE İNANDIRMAK İSTEDİKLERİNİN AKSİNE, ne maymunlarla, ne de insan ile bir bağlantısı yoktur.”1

Duke Üniversitesi’nden paleontolog Richard Kay, “Ida’nın kayıp halka olduğuna dair iddiaları destekleyecek elde hiçbir bilimsel analiz olmadığını”, YANİ HİÇBİR DELİL OLMADIĞINI açıkça itiraf etmektedir.2

Timesonline’da ise bu konuda şu itiraf yer almaktadır: “Attenborough, Ida’yı, insanın geçmişi ile en yeni ve en mükemmel bağlantı haline getiren MEDYA SİRKİNİN bir elemanı haline geldi.” “Böyle bulgular, genellikle akademik dergilerin ciddi sayfalarında gün ışığına çıkarılır. Ama Ida ile ilgili olarak, Amerikan Doğa Tarihi Müzesindeki şatafatlı basın toplantısı dışında böyle bir şey söz konusu olmadı. Sonrasında fosili inceleyen kişiler araştırmaları hakkında detaylar verdiler. Ancak yapılan açıklama son derece saçmaydı.”3

Cambridge Üniversitesi’nden insanın evrimi profesörü Robert Foley ise, “bu canlıya kayıp halka denmesinin “anlamsız” olduğunu” ifade ediyordu.4

“Dr. Simons 10 yıl sonra beni ilk defa olarak bu SAÇMALIK hakkındaki öfkesini paylaşmak için aradı ve on yıl sonra ilk defa olarak onunla aynı fikirde idim. Sunulan ürün öylesine olağanüstüydü ki, şimdi bu şovun süresini tamamlamak için bilim adamlarının baskı altında oldukları anlaşılmış oluyordu.”

Simons ise şunları söylüyordu: “Bu saçma ve çok tehlikeli. Bu tamamen kötü bilim yapmaktır… Darwinius mükemmel bir fosil, ama HİÇBİR ŞEKİLDE KAYIP HALKA DEĞİL. EVRİM İÇİN BİR AÇMAZ TEŞKİL EDİYOR.”

1 The Missing Link? Nightline, ABC News television, May 20, 2009. The Missing Link? Nightline, ABC News television, May 20, 2009
2 Gibbons, A. “Revolutionary” Fossil Fails to Dazzle Paleontologists. ScienceNOW Daily News. Posted on sciencenow.sciencemag.org May 19, 2009, accessed May 20, 2009
http://www.timesonline.co.uk/tol/news/uk/science/article6350095.ece
http://www.timesonline.co.uk/tol/news/uk/science/article6350095.ece

Uydurma Evrim Haberleri

Ida sahtekarlığı büyük bir yaygarayla basında yer aldı ve Darwinist propaganda için Ida yoğun olarak kullanıldı. Sahtekarlık ortaya çıkana kadar, kayıp halka aldatmacası pervasızca devam ettirildi.

1- NTV Bilim, 06. 2009
2- Akşam, 20. 05. 2009
3- Atlas, 07. 2009

Uydurma Evrim Haberleri

Evrimin “hayali kayıp halkası”nın bulunduğuna dair basında çıkan bu tip haberler, genelikle Darwinistlerin propagandayı yaymak için kullandıkları başlıca yöntemlerindendir. Darwinistler, ellerinde evrimi destekleyen bilimsel bir delil olmadığından, aynı sahtekarca başlığı atarak büyüyü devam ettirmek isterler. Özellikle ciddi şekilde yenilgiye uğradıkları dönemlerde, “kayıp halka bulundu” başlığını Darwinist yayınların manşetlerinden insanlara sunar ve bu yalan haberi evrimi çağrıştıran resimlerle desteklerler. Bu hipnoz yöntemi 150 yıldır kullanılmaktadır. Bu haberleri okuyan milyonlarca insan, yıllarca, evrimin ve kayıp halkanın gerçekten var olduğunu zannetmiştir. Ta ki, evrim sahtekarlığı kendilerine Harun Yahya eserleri vesilesiyle bütün yönleriyle açıklanıncaya kadar…

1- Birgün, 12. 06. 2006  2- Evrensel, 07. 04. 2006  3- Hürriyet, 23. 04. 2006  4- Hürriyet, 20. 10. 2006
5- Hürriyet, 07. 04. 2006  6- Evrensel, 13. 04. 2006  7- Birgün, 13. 04. 2006  8- Radikal, 11. 05. 2009
9- Radikal, 07. 04. 2006  10- Radikal, 18. 02. 2009

Uydurma Evrim Haberleri

Evrimin bir sahtekarlık olduğunu bilmeyen bir insan için, tanınmış bir gazetenin manşetinden, fosil resimleriyle, bilimsel terim ve formüllerle verilen bu haberler oldukça göz boyayıcı olarak görülebilir. Oysa söz konusu “kayıp halka” haberlerinin tümü uydurmadır. Evrimi destekleyen TEK BİR TANE BİLE ARA FOSİL YOKTUR. Böyle bir kayıp halka asla bulunmamıştır ve bulunması imkansızdır. Çünkü canlılar EVRİM GEÇİRMEMİŞ, TÜMÜNÜ ALLAH YARATMIŞTIR.

1- Hürriyet, 21. 06. 1998  2- Hürriyet, 20. 11. 2004  3- Taraf, 21. 05. 2009  4- Sabah, 28. 08. 1999
5- Bugün, 06. 11. 2006  6- Vatan, 21. 09. 2006  7- Birgün, 24. 01. 2008  8- Akşam, 23. 01.2009
9- Akşam, 19. 07. 2002  10- Birgün, 02. 02. 2008  11- Hürriyet, 26. 06. 2008  12- Vatan, 08. 04. 2001
13- Radikal, 24. 04. 2009

Bilimsel Terimler ve Formüllerle Bilimi Kullanarak Büyü Etkisi Oluştururlar

Evrim teorisi ile ilgili tüm aldatıcı haberlerin bilim adına ortaya çıkması, Darwinist bilim dergilerinde yayınlanması, okul müfredatlarında biyoloji derslerinde bilim gibi öğretilmesi ve evrim savunucularının sürekli olarak bilimsel olduklarını öne sürmeleri insanlar üzerinde yoğun bir telkin oluşturmuştur. Darwinistlerin bu yoğun telkinleri sonucunda, evrimi reddetmek adeta bilimi reddetmekle eşdeğer gösterilmiştir. İnsanlara bilim diye, dayatma yoluyla evrim öğretilmiştir.

Oysa Darwinizm’in bilim ile hiçbir ilgisi yoktur. Bilim Darwinizm’in düşmanıdır. Bilim, ateizmin karşısındadır. Bilim anti-komünisttir, anti-Marksistir. Bilim; Marksist, ateist ve Darwinist düşünceyi paramparça eden bir yapıdır. Bilimin her dalı evrimi reddetmiştir. Bilim ile Darwinist aldatmaca yıkılmıştır. Bilim, evrimi tam olarak geçersiz kılmıştır. Mikrobiyoloji, genetik, moleküler biyoloji, zooloji, paleontoloji, kısacası bütün bilim dalları, evrimin geçersizliğini ispat etmiştir. Darwinistler bilim karşısında en büyük yenilgilerini almışlardır. Dolayısıyla evrimin bilimsel bir teoriymiş gibi okutulması ve telkin edilmesi büyük bir aldatmacadır. Bilim, Allah’a iman edenler içindir; samimi dindarlara fayda getirir.

Bütün bu gerçeklere rağmen, Darwinistlerin en büyük aldatma konusu bilim olduğu için, bu telkini ellerinden bırakmak istemezler. Bunun için Darwinist bilim dergilerinde yayınladıkları aldatıcı haberlere bolca bilimsel terim ve formül ekleyerek okuyucular üzerinde çok önemli, anlaşılmaz ve karmaşık bir bilgi veriyorlarmış izlenimi oluşturmaya çalışırlar.

Latince kelimeler, Darwinistlerin aldatıcı metodlarının baş aktörleridir. Darwinistler sahte fosillere, kurguladıkları yeni sahte teorilere Latince isimler verdiklerinde inandırıcılıklarının artacağını düşünürler. Oysa anlattıkları konunun içinde bilimsel hiçbir kanıt yoktur. Fakat Latince kelimelerle anlatınca dinleyen kişilerin bir kısmı, bu sahte bilimsel gösterinin büyüsüne kapılır ve ulaşılması imkansız bir ilim deryası ile karşı karşıya kaldığını düşünür. Aklının ermeyeceğine kanaat getirir ve konuyu bilim adamlarına bırakmak gerektiğini, onların her dediklerinin doğru olacağını düşünürler. Hatta bu telkin öylesine güçlü verilmiştir ki, söz konusu bilim adamlarına uymamak ciddi bir akılsızlık olarak algılanır. İşte insanlar üzerindeki derin büyü etkisi böyle oluşturulur.

Son bin yılın en büyük İslam alimi Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri, Darwinizm’in telkin ve tenkid kabiliyeti ile kitleleri saran bir taun (veba) haline geldiğini şu sözlerle ifade etmiştir:

Maddiyyunluk (ateist, materyalist ve Darwinist felsefeler) manevi taundur (bulaşıcı bir veba hastalığıdır) ki, beşere şu müthiş sıtmayı tutturdu, gazabı İlahiye çarptırdı. Telkin ve tenkid kabiliyeti tevessü ettikçe (geliştikçe), o taun da (bulaşıcı veba hastalığı da) tevessü eder (gelişir).1

Üstad Bediüzzaman Hazretleri’nin de dikkat çektiği bu telkin çok yanıltıcıdır. Darwinistlerin kullandıkları formüllerin, Latince kelimelerin, bilimsel terimlerin hepsi sahtedir. Söz konusu bilim adamları da, bir sahtekarlığı savunduklarının farkındadırlar. Darwinistler bilimi kullanarak yalnızca bilimsel gösteri yapmaktadırlar.

Uydurdukları hikayelerin gerçek yüzü ortaya çıkarıldığında da, o ana kadar Darwinist dergilerde sayfalarca anlatıp durdukları sahte fosilleri alelacele geri almak zorunda kalırlar. Bir orangutan çenesine insan kafatası kasıtlı olarak eklenerek, dişler eğelenerek oluşturulan, hakkında 40′tan fazla “bilimsel” doktora tezi hazırlanan, uydurma Latince ismiyle Eoanthropus dawsoni (Piltdown adamı) sahtekarlığı; tek bir domuz dişinden yola çıkılarak ailesine kadar resmedilen, yıllarca kitaplarda “bilimsel” bir evrim deliliymiş gibi okutulan uydurma Latince ismiyle Hesperopithecus haroldcookii (Nebraska adamı) sahtekarlığı; sadece bir maymun olduğu anlaşılan uydurma Latince ismiyle Australopithecus afarensis sahtekarlığı; beş farklı fosilin birbirine eklenmesi ile oluşturulan ve tüm Darwinist yayınlarda uçmaya hazırlanan dinozor olarak tanıtılan, uydurma Latince ismiyle Archaeoraptor liaoningensis sahtekarlığı ve son olarak bir lemurun insan atası olarak lanse edilmeye çalışıldığı Ida sahtekarlığı bunun birkaç delilinden biridir.

Uydurma Evrim Haberleri

Bilim; anti-evrimdir, anti-Darwinizm’dir. Bilimin her dalı evrimi kesin olarak reddetmiştir. 21. yüzyılda evrime en büyük darbe, bilimden gelmiştir. Fakat evrim şaşılacak şekilde bilim adına ortaya çıkar. Sahte propagandasını yaygınlaştırmak için bilimi kullanır. Sahte haberleri bilimsel terimlerle süsleyerek hipnozu daha etkili kılmaya çalışır. Oysa Darwinist yayınlarda geçen bu bilimsel terimlerin ve formüllerin gerçekte verilen haberle ilgisi bulunmamaktadır.

1- Birgün, 20. 09. 2006  2- Hürriyet, 03. 09. 1999  3- Star, 27. 02. 2009  4- Star, 12. 01. 2010
5- Hürriyet, 10 04. 2001  6- Hürriyet, 21. 10. 1999  7- Hürriyet, 02. 07. 2005  8- Birgün, 09. 05. 2008
9- Birgün, 13. 08. 2008  10- Hürriyet, 17. 05. 2005

Uydurma Evrim Haberleri

Bu kupürlerdeki gibi sahte evrim haberlerine bakan, konu hakkında bilgisiz bir insan, başlık ve resimlerden, gerçekten çeşitli araştırmalar sonucunda bilimsel verilere ulaşıldığı izlenimine kapılabilir. Oysa bu haberlerin tümü uydurmadır. Hiçbir bilimsel araştırma bu sonuçları vermemiştir. Bilimsel araştırmaların verdiği tek sonuç, tarihin hiçbir noktasında hiçbir şekilde evrimin yaşanmamış olduğu gerçeğidir. Zaten Darwinistleri en perişan eden konu da, bu gerçeğin şu anda tüm dünyaya deşifre edilmiş olmasıdır.

1- Birgün, 19. 08. 2008  2- Hürriyet, 20. 03. 2001  3- Birgün, 15. 08. 2005  4- Hürriyet Bilim, 12. 10. 2002
5- Birgün, 20. 10. 2008  6- Evrensel, 24. 10. 2004  7- Radikal, 02. 06. 2006  8- Hürriyet, 29. 04. 2000

Uydurma Evrim Haberleri

Darwinistlerin en belirgin özelliklerinden biri, insanlarla adeta dalga geçmeleri, olağanüstü saçmalıktaki haberleri müthiş bir pervasızlıkla insanlara dayatmalarıdır. Darwinistler 150 yıldır bunu yaptıkları ve geçmişte bu yolla taraftar topladıkları için, günümüzde de basın yoluyla aynı sahtekarlığı sürdürmeye çalışmaktadırlar. Fakat artık başarılı olmaları imkansızdır.

1- Radikal, 26. 03. 2004  2- Cumhuriyet, 20. 08. 2003  3- Hürriyet, 20. 08. 2003  4- Birgün, 19. 10. 2006
5- Radikal, 19. 07. 2008  6- Akşam, 16. 01. 2003  7- Hürriyet, 04. 08. 2009

Bunların her biri, dünyanın en tanınmış bilimsel dergilerinde dünyanın en tanınmış bilim adamlarının referanslarıyla bol bol Latince terimler kullanılarak yayınlanmış sahtekarlıklardır. Bu sahtekarlıkların gerçek yüzü ortaya çıkarılmasa, bunlar, şaşırtıcı şekilde okul kitaplarındaki ve bilim dergilerindeki yerlerini koruyacaklar ve ünvanı “bilim adamı” olan kişiler tarafından savunulacaklardır. İşte Darwinizm, bilim adamlarının, bilim dergilerinin, TV’lerin, gazetelerin kullanıldığı bu kadar tehlikeli ve büyük bir aldatmacadır.

Tüm canlılığı basit gibi göstermeye çalışırlar

Darwinistlerin aldatma yöntemleri genellikle insanları düşündürmemek üzerine kuruludur. Bunun kendilerince en etkili yöntemlerinden biri de, olağanüstü komplekslikteki canlılığı tamamen gözardı edip, bunu “basit” gösterebilmektir.

Darwinistler, “çamurlu suda hücre oluştu” derler. Tek bir proteinin nasıl tesadüfen meydana gelebileceğini dahi açıklayamazken, en teknolojik laboratuvarlarda daha tek bir hücreyi anlamaya çalışırken, insanları “çamurlu suda oluşan ilk hücre” aldatmacasıyla kandırmaya çalışırlar.

Uydurma Evrim Haberleri

19. yüzyılda Darwin’in içi su dolu baloncuk zannettiği hücrenin, 21. yüzyılda dünyanın en büyük metropolü olan New York şehrinden daha kompleks olduğu ortaya çıkmıştır. Değil hücrenin, hücredeki tek bir proteinin bile tesadüfen oluşması imkansızdır.

Uydurma Evrim Haberleri

Canlılık, olağanüstü derecede komplekstir. Tek bir canlı hücresi, detayları dahi anlaşılamamış muhteşem bir alemdir. Hücrenin tek bir proteini karşısında Darwinistler en büyük yenilgiyi almışlardır. Tek bir proteinin bile açıklamasını yapamamaktadırlar. Dolayısıyla Darwinistlerin, genetik araştırmalar, gen bilimi, DNA gibi konuları kullanarak verdikleri evrim haberleri çok büyük bir sahtekarlıktır. Genetik bilimi evrimi yerle bir etmiştir. Canlılığın başlangıcı iddiası, Darwinistlere en büyük çöküşü getirmiştir. Hiçbir bilimsel çalışma, Darwinist yayınlarda anlatılan sonuçların hiçbirini vermemiştir. Söz konusu haberlerin tamamı tam anlamıyla sahtekarlıktır.

1- Radikal, 14. 01. 2006  2- Akşam, 19. 10. 2008  3- Radikal, 25. 02. 2007  4- Hürriyet, 08. 03. 1998
5- Radikal, 25. 04. 2009  6- Akşam, 28. 08. 2002  7- Hürriyet, 05. 07. 2008  8- Hürriyet, 13. 11. 2008

Uydurma Evrim Haberleri

Evrimcilerin tüm iddiaları akıl ve mantık dışıdır. Hiçbir zaman için küçük dinozorlar koşarken aniden uçmaya başlayamazlar. Maymunun insandan tek farkı iyi koşucu olması değildir. Ne karıncayiyen, ne solucan, ne de bakteri insanla akraba değildir. Canlılık, Darwinistlerin bu uydurma masalları ile açıklanamayacak kadar komplekstir. Darwinistler canlılığı üstteki manşetlerdeki gibi basit göstermeye çalışırlar. Çünkü kendilerince ne kadar basit olursa, “her şey tesadüfen oluştu” iddiası daha rahat yaygınlaştırılabilecektir. İşte bu telkinle yıllarca insanları aldatmışlardır. Fakat tek bir hücredeki kompleksliği gösteren modern bilim, Darwinizm’in sonunu getirmiştir.

1- Cumhuriyet, 04. 09. 2004  2- Birgün, 19. 06. 2006  3- Radikal, 23. 01. 2008  4- Milliyet, 18. 10. 2003
5- Hürriyet, 20. 07. 2007  6- Vatan, 31. 01. 2006  7- Birgün, 24. 06. 2005  8- Birgün, 05. 03. 2005

Darwinistler insanlara balıkların karaya çıkarak zamanla kaplumbağa olduklarını, sürüngenlerin aniden kanatlanıp tüylenerek uçmaya başladıklarını, ayıların deniz kıyısında oynarken balinaya dönüştüklerini -ki bu Darwin’in kendi iddiasıdır-, şempanzelerin de (Darwinistler şempanze ya da maymun ifadesini bir nevi küçük düşme olarak nitelendirdikleri için onların deyimiyle hayali “maymunsu canlıların da”) laboratuvarlarda kendi beyin hücrelerini inceleyen bilim adamlarına, profesörlere, alimlere dönüştüklerini iddia ederler. Yaşamın içindeki muhteşem komplekslik, Darwinistler için içinden çıkılamaz dev bir açmazdır. İşte bu nedenle tek çıkar yolları, her şeyi tesadüflerle açıklayabilmek için, yaşamı ve içindeki kompleksliği sanki “basitmiş” gibi gösterebilmektir.

İşte bu amaçla, Darwinistlerin insanlara vermek istediği telkin özetle şudur: Çamurlu su + tesadüfler + zaman = Canlılık! Darwinistlere göre zaman, Darwinistlerin yaratıcı güç atfettikleri (Allah’ı tenzih ederiz) tesadüflerle birleşince mucizeler meydana getirmekte, canlılığı yoktan var etmekte, canlıları tüm imkansızlığına rağmen birbirine dönüştürmektedir. İşte Darwinistlerin iddiası, her şeyi böylesine basit göstermeye çalışan komik bir mantıktır.

Uydurma Evrim Haberleri

Darwinistlerin yeryüzündeki kompleks yapıları ve olağanüstü çeşitliliği açıklamak için kullandıkları hayali formül.

Bu, insanlara uygulanan sinsi bir hipnozdur. Bu hipnoz, insanların bazılarına öylesine etki eder ki, bu kişiler olağanüstü derecede saçma izahlara bir anda inanabilirler. İnsanın şempanzenin biraz gelişmiş bir hali olduğuna, balıkların istedikleri zaman karaya çıkıp kara canlısına dönüşeceklerine, çamurlu suyun içinde gerçekten bir hücrenin oluşabileceğine, dinozorların kanatlanıp kuş olacaklarına kanaat getirebilirler. Çünkü kitlevi hipnoz altındadırlar. Bu hipnoz onlara, dünyaca tanınmış profesörler tarafından, dünyaca tanınmış dergilerin kapak sayfalarında anlaşılmaz garip formüller ve garip bilimsel kelimelerle süslenmiş olarak verilir.

Oysa canlılıkta “basit” olan hiçbir şey yoktur. Evrim hipnozu altında anlatılan her şey yalandır. Tek bir hücre, tüm altyapısı ve iç organizasyonu ile dünyanın en büyük metropolü olan New York şehrinden dahi daha kompleks bir yapıdır. Son iki yüzyıldır yapılan çok kapsamlı laboratuvar araştırmalarına rağmen, bu olağanüstü yapının ancak çok küçük bir kısmı anlaşılabilmiş, fakat hiçbir şekilde taklit edilememiştir. Hücrenin sahip olduğu binlerce proteinden bir tanesi bile oluşturulamamaktadır. Canlı varlıklar, sahip oldukları komplekslik, hassaslık, simetri, düzen, detay, donanım ve sistem açısından gerçek anlamda birer sanat eseridirler. Dolayısıyla Darwinist hipnozun gerektirdiği basit açıklamalar, yalnızca insanları aldatmak içindir.

Uydurma Evrim Haberleri

Canlı varlıklar, sahip oldukları komplekslik, hassaslık, simetri, düzen, detay, donanım ve sistem açısından gerçek anlamda birer sanat eseridirler. Bu sanat eserleri, üstün Sanatçı’nın varlığına, Yüce Allah’ın Kudretine işaret eder. Darwinistler de tüm varlıkların yaratılmış birer sanat eseri olduğunun farkındadırlar. Fakat ideolojilerini terk etmek istemezler. Olağanüstü saçmalıktaki iddialarını, bir sahtekarlık olduğunu bile bile yaygınlaştırmaya çalışmalarının en önemli sebebi budur.

Darwinistler, bütün bu saçmalıkları anlatırken, canlılıkta basit hiçbir şey olmadığını elbette kendileri de bilmektedirler. Çamurlu suda, değil hücre, tek bir protein bile oluşamayacağının, balığın karaya çıkıp sonra da uçmaya başlayamayacağının elbette ki farkındadırlar. Darwinistlerin bu izahları psikolojik büyü ve hipnoz amaçlı yaptıkları unutulmamalıdır. Dahası, bütün bu açıklamaları pervasızca yapan Darwinistler, gerçekte tek bir proteinin nasıl meydana geldiğini bile açıklayamamaktadırlar. Zaten bu Darwinistler için baştan büyük ve kesin bir çöküş anlamına gelir. Darwinist hikayeleri dinlerken, bu gerçeğin kesin olarak unutulmaması gerekir.

Uydurma Evrim Haberleri

Darwin döneminde, bilim adına uydurma haberler ortaya atmak kolaydı. Çünkü bilim son derece ilkeldi. İnsanlar söz konusu manşetlerden gerçekten de sinekle akraba çıktığımıza, şempanzelerin “kuzenlerimiz” olduğuna ve atlarla yakın akraba olduğumuza inanabiliyorlardı. Ancak bilim, Darwinistlerin hiç beklemedikleri bir şekilde, evrim teorisine meydan okudu. Darwinistlerin bu saçma izahları bilim tarafından yerle bir edildi. Dolayısıyla bu propaganda yöntemleri şu an Darwinistleri yalnızca küçük düşürmektedir.

1- Vatan, 27. 01. 2003  2- Hürriyet, 03. 06. 2006  3- Hürriyet, 24. 02. 2000  4- Posta, 25. 05. 2001
5- Sabah, 19. 11. 2004  6- Yarın, 22. 08. 2003  7- Akşam, 25. 05. 2001  8- Hürriyet, 20. 04. 2009
9- Hürriyet, 06. 11. 2009

Uydurma Evrim Haberleri

Darwinistler halkın cahil ve bilgisiz olmasını isterler. Onları olağanüstü saçmalıktaki bilgilerle istedikleri gibi aldatabilmek isterler. Onlara, yeryüzündeki muazzam çeşitlilikte ve mükemmellikteki canlı aleminin oluşması için “zaman+tesadüfler+çamur” şeklindeki hayali formüllerinin yeterli olacağını telkin etmeye çalışırlar. İşte Darwinizm böylesine büyük bir saçmalıktır. Bu saçma mantığı telkin edebilmek için söz konusu gazete manşetleri en büyük silahtır. Adeta çocuk kandırır gibi, konu hakkında bilgisiz halkı hipnoz altına almaya çalışırlar. Darwinizm’in 150 yıllık dünya hakimiyeti büyük ölçüde, bu sahtekarca basın haberleri yoluyla mümkün olmuştur.

1- Vatan, 01. 02. 2010  2- Vatan, 04. 09. 2004  3- Sabah, 25. 08. 2003  4- Radikal, 30. 03. 2007
5- Vatan, 03. 03. 2009  6- Radikal, 30. 12. 2004  7- Vatan, 18. 10. 2006  8- Habertürk, 23. 04. 2009

Büyük basına Darwinizm’i desteklemeleri için gizli destek sağlanır

Darwinistler, propagandalarını 150 yıldır basın yoluyla gerçekleştirmişler, tüm psikolojik telkin yöntemlerini basını kullanarak yapmışlardır. Eğer basın gibi önemli bir güç ellerinde olmasa, Darwinist diktatörlüğün dünya çapında, sahte bir hakimiyet kurması, evrim sahtekarlığının devlet kurumlarına, okullara, üniversitelere girmesi kuşkusuz ki mümkün olmazdı.

Darwinizm’in basın yoluyla telkin edilmesi, inanılmayacak kadar uydurma olan bu fikrin inanılır kılınması için ilk karar, Darwin döneminde, ateist masonların oluşturduğu üst düzey bir mason locasında alınmış olan bir karardır. Paris’teki 33. Derece Mizraim Masonluk Yüce Konseyi’ne bağlı konsey üyeleri, toplantılarında evrimin bir bilim gibi gösterilip desteklenmesi gerektiğini açıklarken, kendileri bile teoriyle alay etmekten çekinmemektedirler:

İşte bu [evrim teorisinin bilimsel olduğu] bakış açısını kullanarak, hiç durmaksızın, basınımız yoluyla bu teorilere körü körüne güvenilmesini sağlayacağız. Entelektüeller… bilgileriyle kendilerini övecekler ve herhangi mantıksal bir doğrulamaya gerek duymaksızın bilimden alabildikleri tüm bilgiyi faaliyete geçirecekler, temsilciliklerimizdeki uzmanlar onların zihinlerini bizim istediğimiz yönde eğitebilmemiz için tüm parçaları kurnazca bir araya getirdiler. Bir an için bunların boş sözler olduğunu düşünmeyin: Darwinizm için planladığımız başarılar üzerinde dikkatlice düşünün…2

İşte Darwinizm, ateist masonların oluşturduğu bir Fransız locasında alınmış bu karar doğrultusunda kitlelere yayılabildi. O dönemden itibaren de hep ateist masonların himayesi altında kaldı. Dünya çapında bir hegemonya kurmuş olan, dolayısıyla tüm dünyayı dilediği gibi yönlendirecek bir basın ordusunun sahibi olan ateist masonlar, bu yolla diledikleri haberi çıkarıp, diledikleri konuyu gündem haline getirip insanları diledikleri şekilde yönlendirebilmektedirler. Bu sinsi yönlendirme politikası halen devam etmektedir.

Darwinizm’i ortadan kaldırmaya yönelik başarılar, ateist masonları tedirgin eder. İşte böyle zamanlarda hemen basın yoluyla, daha önce de tarif ettiğimiz bir yoğunlaştırılmış telkin politikası devreye girer. Darwinist basın hemen tetiklenir, derhal bir sahte fosil bulunur, Darwinist bir bilim adamı ön plana çıkarılır ve bu fosil üzerinden hikaye yazılır. Ateist masonların yöntemi bu şekilde işlemektedir.

Darwinizm’le ilgili haberlerin neden belli bir basın organı tarafından desteklendiğine dikkat çekmek gerekir. Söz konusu basın, gerçek bilgileri, bilimsel delilleri veya doğruları değil, yalnızca ateist masonlardan aldıkları emirleri haber olarak verir. Darwinizm aldatmacasının dünya çapındaki sahte hakimiyetini incelerken, bu gözle değerlendirmek gerekmektedir.

Uydurma Evrim Haberleri

Ateist masonların yönetimindeki büyük basın sık sık yayınlarında evrim saçmalığını ön plana çıkaran haberlere yer verir.

Uydurma Evrim Haberleri

Bir kısım büyük basın, ta Darwin döneminden beri kitle hipnozu yapmak üzere görevlendirilmiştir. Evrim teorisinin hiçbir şekilde bilimsel delilllerle desteklenmeyeceğini çok iyi bilen dönemin Darwinistleri, organize bir çalışma ile bir Darwinist diktatörlük meydana getirmiş ve sahtekarlığı yaygınaştırmak için bir kısım büyük basını görevlendirmiştir. Söz konusu basın, halen görev başındadır. Şu an tek fark, Darwinistlerin sahtekarlık yapmış olduklarının artık deşifre edilmiş olmasıdır.

1- Hürriyet, 30. 05. 2000  2- Hürriyet, 14. 01. 1999  3- Hürriyet, 14. 01. 1999  4- Sabah, 18. 07. 2002
5- Evrensel, 30. 05. 2008  6- Sabah, 17. 03. 2000  7- Star, 29. 08. 1999  8- Hürriyet, 25. 03. 2000
9- Vatan, 14. 04. 2007

“Suni yaşam yapmayı başardık” telkinleriyle evrimi gerçekmiş gibi göstermeye çalışırlar

DNADarwinizm’i ortadan kaldıran çok kanıt vardır. Fakat evrim teorisini bitiren en temel nokta hayatın başlangıcıdır. Çok defa tekrarladığımız ve ısrarla gündeme getirmeye devam edeceğimiz gibi, Darwinistler, tek bir proteinin dahi tesadüfen oluşumunu açıklayamamaktadırlar. İşte bu gerçek evrim teorisi için çöküş noktasıdır.

Bu büyük yenilgiyi bertaraf edebilmek için Darwinistler, yine tekellerindeki basına başvururlar. Yapay yaşam senaryoları bu konuda en bilinen aldatma yöntemidir. Söz konusu yayın organlarında zaman zaman gündeme gelen “yapay kan yaptık”, “yapay evren yaptık”, “suni DNA ürettik”, “sentetik yaşam yolda”, “yapay hücre üretildi” haberleri işte bu psikolojik savunma yöntemlerinin bir parçasıdır.

Konu hakkında bilgisiz kişiler, söz konusu haberlerden, Darwinizm’in önündeki en büyük engelin, yani “yaşamın başlangıcı” sorununun çözüldüğü izlenimine kapılabilirler. “Bugün hücre yaptılar, yarın insan da yaparlar” gibi safiyane izlenimlere kapılabilirler. Zaten bu haberleri verirken Darwinistlerin amacı da insanları böyle büyüleyebilmek, bu karanlık hipnoz ile beyinlerini uyuşturabilmektir.

Oysa burada bir aldatmaca vardır. Hiç kimse, yoktan bir şeyi oluşturmanın yanına bile yaklaşamamıştır, yaklaşamaz da. Allah’ın dilemesi dışında, böyle bir şey mümkün değildir. Bilim adamlarının yaptıkları; halihazırda var olan kan, DNA ve hücreyi kullanarak ve en önemlisi akıl kullanarak yapılan bir laboratuvar çalışmasıdır. Darwinistler dilerlerse mümkün olan en derin noktalara, atomlara kadar insinler, örneğin on milyar atomu tekrar baştan dizsinler, burada yine akıl kullanmış olacak ve mevcutta var olan atomları kullanacaklardır. Binlerce bilim adamının çalışması, teknolojik laboratuvarlar, milyonlarca dolarlık harcama ve sayısız deney sonucunda elde edilen bu sonuçlar, ancak muazzam bir emek ve akıl vesilesi ile gerçekleşebilmektedir. Yani aklın varlığı şarttır. Elde edilen sonuç ise evrim değildir.

Bir DNA’nın içindeki nükleotidleri alıp bir başka hücre içinde farklı bir şekilde sentezlemek, mevcut sistem içinde akıl kullanarak yapılmış yeni bir düzenlemedir. Bilim adına bir başarıdır, önemli bilimsel gelişmelerin önünü açacak güzel bir gelişmedir; ama kesinlikle evrim değildir. Evrim, daha hayatın başlangıcı konusunda çaresizce yıkılmıştır. Yalnızca tek bir proteinin tesadüfen meydana gelişinin açıklanamayışı, Darwinist iddiaların tümünün sonu anlamına gelir. Darwinistlerin aldatma yöntemleri her zaman oldukça zavallıca olmuştur. İşte bu sebeple bu yöntemleri deşifre edip, verilen sahte telkini ortadan kaldırmak son derece kolay olmaktadır. Darwinistlerin onlarca yıl boyunca sahte propaganda yöntemleriyle elde ettikleri büyü etkisi, tek bir hamlede yerle bir olmaktadır. Kuşkusuz, Allah’ın vaadi gereği, daima galip gelecek olanlar Allah’ın taraftarlarıdır. Yüce Rabbimiz bir ayetinde şöyle buyurur:

Kim Allah’ı, Resûlü’nü ve iman edenleri dost (veli) edinirse, hiç şüphe yok, galip gelecek olanlar, Allah’ın taraftarlarıdır. (Maide Suresi, 56)

Uydurma Evrim Haberleri

Bir canlıda zaten var olan mevcut yapıları kullanarak, bilinçli varlıkların denetiminde, bilinçli şartlar altında, onlarca yıllık laboratuvar çalışmalarının sonucunda yapay bir “kopya” meydana getirilmesi kuşkusuz bilim adına önemli bir gelişmedir, fakat bu KESİN OLARAK EVRİM DEĞİLDİR. Yoktan bir DNA veya protein oluşturulmamış, sisteme daha önce var olmayan yeni bir bilgi eklenmemiştir. Darwinistlerin evrimle ilgisi olmayan bilimsel gelişmeleri kullanmak yerine, önce tek bir proteinin tesadüfen yoktan nasıl var olabileceğini açıklamaları gerekmektedir. işte Darwinistlerin dehşete düştükleri ve asla açıklayamadıkları en büyük soru budur. Dolayısıyla Darwinistlerin yapay kopyalar üzerinden yaptıkları spekülasyonların tümü uydurmadır.

1- Bilim Teknik, 09. 1979  2- Radikal, 09. 04. 2006  3- Cumhuriyet, 22. 05. 2010  4- Habertürk, 25. 05. 2010
5- Hürriyet, 25. 05. 2010  6- Akşam, 22. 05. 2010  7- Sabah, 11. 02. 2001  8- Taraf, 22. 05. 2010

Tesadüfleri sahte ilah olarak göstermeye çalışırlar (Allah’ı tenzih ederiz)

Darwinistlerin insanları aldatmak için kullandıkları, akıl almaz derecede mantıksız bir senaryoları vardır. Bu senaryo dahilinde olmayacak şey yok gibidir. Tek bir hücreden binlerce farklı türde canlılar meydana gelir, karadan aniden sürüngenler havalanır ve kuş olur, solucanlar zamanla insana dönüşür. Bu utanç verici senaryoda söz konusu oluşumları, dönüşümleri, değişimleri meydana getiren hayali güç ise Darwinistlere göre “tesadüflerdir”. İşte Darwinistler yıllarca insanları bu şekilde aldatmışlardır.

Evrimciler, Darwin’den hatta Sümerler’den beri bunu savunmuşlardır. Tesadüf iddiası, evrim teorisinin temelini teşkil eden büyük bir rezalet, Darwinistler açısından yüz karası bir izahtır.

Fakat bu iddianın zavallılığı, mantıksızlığı ve saçmalığı tüm dünyaya özellikle Yaratılış Atlası vesilesiyle deşifre edildikten sonra, Darwinistler bir anda ağız değiştirmişlerdir. Bu utanç verici iddiayı artık daha fazla savunarak küçük duruma düşmemek için çok daha mantıksız bir savunma psikolojisinin içine girmişlerdir. Şu anda Darwinistlere “size göre her şeyi gerçekleştiren tesadüfler mi?” denildiğinde, “biz tesadüf demedik” derler. Ardından peki “tesadüf değil de ne?” diye sorulduğunda, “bazı tesadüfi olaylar sonucunda oluşan bir süreç” gibi son derece çocukça ve bir o kadar akılsızca bir savunma içine girerler. İşte bu, Darwinistlerin dayanak noktasının ne kadar geçersiz olduğunun açık ve sarih göstergesidir.

541878_10151246650814001_1924654347_n

Darwinistlerin insanları aldatmak, insanlar üzerinde büyü etkisini oluşturabilmek için bilimsel terimler ve formüller kullanarak kendilerine bilimsel açıklama yapıyor görünümü vermeye çalıştıklarını daha önce belirtmiştik. Tesadüf aldatmacası da yine aynı yöntem kullanılarak insanlara makul gösterilmeye çalışılır. Evrimci yayınlarda örneğin bir dinozorun kanatlanıp uçtuğu yalanı, Latince terimlerin ve isimlerin sıkça kullanıldığı sözde bilimsel görünümlü bir makalenin satırlarında anlatılır. Oysa dikkat edilirse, söz konusu hayali süreçte ve bu akıl almaz derecede komik hikayede şuurlu, bilinçli, olaylara müdahale eden, olayları yönlendiren, mantıklı çıkarımlar yaparak en uygun olanını belirleyen, seçim yapma, mantık yürütme, doğrusunu ayırt etme yeteneğine sahip olan bir akıl yoktur. Darwinizm, bir bilincin varlığını kabul etmez. Sahte evrimde olayların tümü; şuursuz, akılsız, bilinçsiz, kör tesadüfler tarafından gerçekleştirilmiştir. Tesadüfler Darwinistlerin; mucizeler gerçekleştiren, yoktan var eden, hata yapmayan, gelecekteki olayları önceden fark edip bunun için tedbirler geliştirebilen sahte ilahlarıdır.

Darwinistler, işte bu sahte ilahı kendilerince bir yaratıcı güç gibi göstermeye çalışır (Allah’ı tenzih ederiz) ve bu sinsi açıklamalar yoluyla Allah inancından insanları uzaklaştırmaya çalışırlar. Darwinist büyünün, insanları zaman içinde ateizme sürüklemesinin, Darwinistlerin büyük kesiminin canla başla Allah inancına karşı mücadele içinde bulunmasının temelindeki asıl neden işte budur. Darwinizm’e inananlar, farkında olarak veya olmaksızın, tesadüf putunun hipnozu altına girmekte ve kaçınılmaz olarak Allah inancından uzaklaşmaktadırlar.

Detaylarla dikkati dağıtmaya çalışırlar

Kafa karıştırıcı detaylar ve saçma haberler Darwinistlerin psikolojik savunma yöntemlerinin önemli bir parçasını oluşturur. Mantıksız detaylarla zihinleri boğmak, Darwinist hipnoz yönteminin bir parçasıdır. Darwinist yayınlarda bu amaçla verilen haberler ile asıl hedef, konu hakkında bilgisi olmayan bazı insanlara, evrimin bir sahtekarlık olduğunu unutturabilmek ve onların beyinlerini, “patatesle mi yoksa solucanla mı daha yakın akrabayız?” gibi olağanüstü derecede saçma bir soru ile meşgul edebilmektir. Darwinistler, mantıksız detayları işte bu amaç için kullanırlar.

Uydurma Evrim Haberleri

1- Hürriyet, 07. 02. 2003 2- Hürriyet, 19. 11. 2008

Bir Darwinist yayında “kangurularla akrabaymışız”, “aç kaldık o yüzden dik yürümeye başladık”, “hıçkırık kurbağadan miras kalmış” şeklindeki olağanüstü derecede mantıksız haberlerin tümünün amacı dikkati dağıtmaktır. Sanki evrim ispatlanmış bir gerçekmiş de, geriye sadece hıçkırığın ortaya çıkışı sorunu kalmış gibi bir izlenim uyandırmaya çalışırlar. Yoğun olarak böyle haberlerin etkisinde kalan konu hakkında yeterince bilgisi olmayan kişiler bu telkini kolaylıkla alırlar. Bu aldatıcı haberlerin etkisiyle evrimin açıklayamadığı birkaç küçük konu kaldığını, onlara da nihayet bir açıklama getirildiğini zannederler. Darwinistlerin yıllardır sürdürdükleri kitle aldatmacası bu sistemle yürür. Kitle hipnozu bu sahte yöntemle başarılı şekilde sürdürülür.

Burada tekrar hatırlatalım:

 Darwinistler daha tek bir proteinin tesadüfen meydana gelişini açıklayamamaktadırlar.

 Getirebildikleri tek bir tane bile ara fosil yoktur.

 350 milyondan fazla fosil evrimi yerin dibine geçirmiştir.

 Canlılardaki komplekslik Darwinistlere en büyük darbelerden birini vurmuş, evrimle asla açıklayamayacakları sistemler ortaya çıkarmıştır.

 İddia ettikleri tüm fosillerin sahte olduğu ortaya çıkmış, hatta bilerek sahtekarlık yaptıkları anlaşılmıştır.

 Fosillerden, canlıların aniden ortaya çıktıkları ve milyonlarca yıl boyunca hiçbir değişim geçirmedikleri açıkça anlaşılmıştır.

Bilimsel delil bunlardır. Darwinistler bunlara açıklama getiremedikleri için olağanüstü saçmalıktaki haberleri manşetten verirler. Çünkü çaresizdirler. Bilim adına ortaya çıkmış fakat hiçbir bilimsel delili olmayan sahte bir teoriyi sahtekarlık dışında başka nasıl savunacaklardır? Fakat şu sıralar bu mantıksız haberlerin de artık etkisiz olduğunu anlamış durumdadırlar. Şu anda okul çağındaki çocuklar bile, Darwinistlerin bu türden izahlarıyla karşılaştıklarında, onlardan, her şeyden önce bir proteinin ortaya çıkışının açıklamasını yapmasını beklemektedirler. Dolayısıyla aldatmacanın ömrü uzun sürmemiştir.

Uydurma Evrim Haberleri

En bilinen Darwinist propaganda taktiklerinden bir tanesi, hipnoz altındaki insanları detaylara boğmak ve sahte iddialarla onları asıl konudan -evrimin bir sahtekarlık olduğu gerçeğinden- uzaklaştırabilmektir. Darwinistler, sanki evrimle ilgili her türlü şey ispatlanmış da geriye sadece hıçkırığın hangi hayvandan miras kaldığı veya balinanın fil olup olmadığı konuları kalmış gibi saçma ve uydurma haberleri gündeme getirirler. Bilgisiz bir insanı bu haberlerle aldatabilmek çok kolaydır. Söz konusu kişi artık, evrimi ispatla-yan herhangi bir delil olup olmadığını soruşturmayı düşünmez. Çünkü detaylara boğulmuş, gerçekleri araştırmaktan uzaklaşmış, Darwinist büyünün etkisinde kalmıştır.

1- Yüzyıl, 04. 03. 1998  2- Hürriyet, 16. 10. 1999  3- Sabah, 16. 08. 2002  4- Akşam, 18. 10. 2006
5- Bugün, 23. 04. 2007  6- Vatan, 20. 03. 2006  7- Sabah, 30. 12. 2008  8- Posta, 14. 04. 2007  9- Posta, 18. 02. 2003

Benzerlikleri delil olarak kullanmaya kalkarlar

Darwinistler, hayatın başlangıcı konusunun teorilerini bitirdiğini, fosillerin evrimi çürütüp yok ettiğini, mutasyonların da hiçbir şekilde evrim meydana getiremeyeceğini çok iyi bildiklerinden yine insanlarda büyü etkisi meydana getirecek, bir o kadar da onlara mantıklı gibi görünecek başka bir aldatmacanın ardına sığınırlar: Canlılar arasındaki benzerlikler!

Canlılar arasındaki benzerlikler sanki evrimleşmenin bir kanıtıymış gibi sürekli olarak Darwinistler tarafından dile getirilir. Çünkü bazı insanlar genellikle bu aldatmacaya inanma eğiliminde olurlar. Maymunun insana benzerliği o kadar kesin delil havasında sunulur ki, bu telkini alan bazı insanlar hayvanat bahçesine gittiklerinde veya maymunlarla ilgili bir belgesel film seyrettiklerinde belli bir yönde kanaat geliştirirler. Öyle ki, Darwinist aldatmacadan oldukça etkilenmiş olduklarından, gördükleri canlının “biraz gelişse, tıraş olsa, iyi beslense” rahatça insana dönüşebileceğine dair basit bir mantıkla düşünmeye başlarlar. Birkaç teknik benzerlik, Darwinist telkinin yaygınlaşmasına zemin hazırlamaktadır.

Oysa maymun ne kadar insana benzerse benzesin Allah’ın izniyle bu dünya üzerinde var olduğu sürece, maymundan farklı bir canlı olmayacak, ne kadar eğitilirse eğitilsin insana dönüşmeyecektir. Ne yaparsa yapsın, Allah’ın dilemesi dışında insanı insan yapan “ruh”a sahip olamayacaktır.

İnsanı insan yapan “ruh”udur. Bir canlı ancak ruh sahibi olduğu sürece insan vasfını kazanır. İnsan, “ben benim” diyebilen, beyninde bir görüntü oluştuğunun ve onu izlediğinin farkına varabilen şuur sahibi bir varlıktır. İnsan, fiziksel olarak neye benzerse benzesin, ruh sahibi olduğu sürece insandır. Onu, diğer tüm canlılardan ayıran en büyük gerçek budur. Darwinistler bu gerçeği örtbas etmeye çalışırlar. Oysa evrim teorisi ruhun kesin varlığı karşısında en büyük darbelerinden bir tanesini almaktadır. İşte bu sebeple, Darwinistler açısından bu konu itina ile gündeme getirilmemeye çalışılır.

Canlıların benzerliği asla evrim için bir delil değildir. Canlılar birbirlerine elbette benzerler. Her biri, aynı gezegen içinde aynı havayı solumakta, aynı elementlerin bileşiminden oluşmakta, aynı besinlerle beslenmekte, aynı ortamı paylaşmaktadırlar. Tüm canlılar, benzer muhteşem moleküler sistemlerle donatılmışlardır. Her bir sistem, sınırları oldukça hassas olan bu Dünya şartlarına mükemmel uyum sağlayacak şekilde var edilmiştir. Dolayısıyla benzerlikler, Yüce Allah’ın yaratma sanatının bir delilidir. Yüce Rabbimiz bir ayetinde şöyle buyurur:

Allah, yedi göğü ve yerden de onların benzerini yarattı. Emir, bunların arasında durmadan iner; sizin gerçekten Allah’ın herşeye güç yetirdiğini ve gerçekten Allah’ın ilmiyle herşeyi kuşattığını bilmeniz, öğrenmeniz için. (Talak Suresi, 12)

Uydurma Evrim Haberleri

Bir canlıyı insan yapan, o canlının dış görünümü değil, taşıdığı “ruh”tur. Darwinistler bu gerçeği örtbas etmeye çalışırlar. Oysa insanın ruh sahibi olduğu gerçeği, Darwinistlerin en büyük açmazlarından biridir ve insanın hayali evrimine dair tüm iddiaları ortadan kaldırır.

Uydurma Evrim Haberleri

Bir şempanzenin alet yapabilmesi, gıdıklanınca insan gibi gülmesi, çocuğuna şefkat göstermesi “in-sanlaşmakta” olduğunun bir delili değildir. Fiziksel benzerlikler hiçbir zaman evrimin kanıtı olamaz. iki canlı arasındaki %0.001′lik bir fark bile Darwinistlerin asla aşamayacağı dev bir moleküler farktır. Fakat bunun ötesinde bir şempanze, isterse fiziksel olarak insanın tıpkısının aynısı olsun, ruh sahibi olmadığı sürece asla ve asla insan olamayacaktır. Dolayısıyla Darwinistlerin bu kupürlerde örnekleri görülen pro-pagandaları gerçekte büyük bir sahtekarlıktır.

1- Birgün, 19. 02. 2007  2- Posta, 26. 02. 2007  3- Hürriyet, 18. 02. 2002  4- Birgün, 22. 09. 2008
5- Akşam, 18. 04. 2007  6- Birgün, 28. 04. 2007  7- Evrensel, 21. 03. 2003  8- Posta, 13. 04. 2007  9- Radikal, 04. 09. 2001
10- Radika, 12. 11. 2009  11- Hürriyet, 01. 10. 2005  12- Radikal, 06. 06. 2009  13- Radikal, 13. 04. 2007