Sonuç

Her batıl din, mutlaka başarısız olacaktır. Bu, Allah’ın değişmeyen kanunudur. İstediği kadar başarılı gözüksün, istediği kadar dünyaya hakim olsun, istediği kadar geniş kitlelere ulaşıyor ve başarıdan başarıya koşuyor gibi görünsün, batıl olan her din mutlaka mahvolacaktır. Allah’ın kanununda hiçbir zaman, hiçbir değişiklik yoktur.

Darwinistler Allah’ın bu büyük sırrını anlayamadılar. Allah’ın her sapkın fikri mutlaka bozguna uğratacağına inanamadılar. Kendilerine yine Allah tarafından verilmiş olan geçici zaferi, bir kazanç ve üstünlük zannettiler. Bu sahte zaferle övündüler ve günün birinde sahtekar olarak anılacaklarını hiç hesap etmediler.

Hesap etmedikleri şey beklemedikleri bir anda başlarına geldi. Aldıkları ağır yenilgiyi şaşkınlıkla izlemeye başladılar. Bunun nasıl olduğuna anlam veremediler. Bütün dünyada devlet kanunlarıyla korunan, okullarda okutulan, profesörlere zorla kabul ettirilen, büyük basının neredeyse tamamı tarafından desteklenip savunulan ve milyonlarca dolarlık maddi bütçe ile sürekli olarak desteklenen evrim teorisinin nasıl böyle silinip gittiğini bir türlü kavrayamadılar. Evrim, devlet kanunlarıyla bu kadar sıkı bir koruma altındayken; yıllardır gizlemeye çalıştıkları ve evrimi kesin olarak çürüten fosillerin nasıl olup da birdenbire ortaya çıktığına, tek bir proteinin tesadüfen oluşamayacağı gerçeğinin nasıl deşifre edilebildiğine anlam veremediler. Esef ve hayretle, Darwinist diktatörlüğün kendilerini artık koruyamadığını fark ettiler.

 

Bu büyük yenilgi, Darwinistlerin yegane dayanak noktası olan demagoji ve propagandanın da sonunu getirdi. Darwinistler, günün birinde ellerindeki tek aldatma yönteminden vazgeçmek zorunda kalacaklarını muhtemelen hiçbir zaman düşünmemişlerdi. Basın yayın yoluyla, baskı ve dayatma yoluyla, yalan ve aldatma yöntemini kullanarak kitle telkini yaptıklarının hiç anlaşılmayacağını sanmışlardı. Beklemedikleri bir anda oyunlarının deşifre edileceğini muhtemelen hiç ummuyorlardı.

Şimdi artık Darwinistler için bir geri dönüş yolu kalmamış durumdadır. “Ara fosil bulundu”, “kayıp halka göründü” aldatmacalarının gerçek yüzü ortaya çıkmıştır. Artık insanların çok büyük bir kısmı evrimin delilsiz, içi boş bir sahtekarlık olduğunu çok iyi anlamıştır. Darwinistler istedikleri propaganda metodunu kullansınlar, istedikleri gibi sahte deliller üretip bunları gerçekmiş gibi göstersinler asla o şaşaalı günlerine geri dönemeyeceklerdir. Darwinist aldatmaca artık dünya üzerinde son bulmuştur. Yaşanan şu dönem, Darwinist aldatmacanın son bir çabayla, zorla ayakta tutulmaya çalışıldığı ancak yine de Darwinistler açısından dehşetli bir mağlubiyetin yaşandığı dönemdir.

manzara

Burada hatırlatılması gereken çok önemli bir gerçek daha vardır. Darwinistler açısından henüz geç değildir. Şu ana kadar yaptıkları tüm yanlışlardan dönme ve bunu telafi etme imkanları hala vardır. Darwinistlerin, tüm gücün Yüce Allah’a ait olduğu ve Allah’ın yüce takdirinin mutlaka gerçekleşeceğini anlama vakitleri gelmiştir. Bu, onlara fayda getirecek, hem dünyada hem de ahirette şerefli bir yaşama kavuşmalarına vesile olacaktır. Unutulmamalıdır ki onlar, istedikleri kadar dünya üzerinde büyüklensinler, istedikleri kadar Hakka ve doğruya karşı haksız bir mücadele içinde olsunlar (Allah’ı tenzih ederiz), mutlaka Yüce Rabbimiz olan Allah’ın takdiri yerine gelecektir. Darwinizm bu yüzyılda kesin olarak sona erecek ve Yüce Allah’ın hak olan dini, Darwinistler istese de istemese de, tüm dünyaya hakim olacaktır. Allah’ın vaadi Haktır ve Hak olan mutlaka gerçekleşecektir. Allah ayetlerinde şöyle bildirir:

De ki: “Hak geldi, batıl yok oldu. Hiç şüphesiz batıl yok olucudur.” (İsra Suresi, 81)

Haberin olsun, göktekilerin ve yerdekilerin tümü gerçekten Allah’ındır. Haberin olsun; şüphesiz Allah’ın va’di haktır; ancak onların çoğu bilmezler. (Yunus Suresi, 55)

Şu halde sen sabret. Gerçekten Allah’ın va’di haktır. Günahın için mağfiret dile; akşam ve sabah Rabbini hamd ile tesbih et. Şüphesiz, kendilerine gelmiş bulunan hiçbir delil olmaksızın, Allah’ın ayetleri konusunda mücadele edenlere gelince; onların göğüslerinde kendisine ulaşamayacakları bir büyüklük (isteğin)den başkası yoktur. Artık sen Allah’a sığın. Şüphesiz O hakkıyla işiten, hakkıyla görendir. (Mü’min Suresi, 55-56)

De ki: “Hak geldi; batıl ise ne (bir şey) ortaya çıkarabilir, ne geri getirebilir.” (Sebe Suresi, 49)