Psikolojik Durumları

Darwinistlerin, aslında psikolojik bir sıkıntı içinde olduklarını gösteren önemli bir alamet daha vardır: Vücut dilleri. Özellikle Yaratılış delillerini gördüklerinde sıkıntılı hallerinden, gösterdikleri reaksiyonlardan, kontrolsüz hareketlerinden, sıkıntılı tepkilerinden bu konuda yenilgiye uğradıkları anlaşılabilmektedir. İşte bu, Darwinizm’in bir aldatmaca olduğunun önemli delillerinden bir diğeridir.

Darwinistler zaten genellikle bu yenilgiyi ve ezikliği bilerek Yaratılış savunucularının karşısına çıkarlar. Bu nedenle hakkı ve doğruyu savunmanın getirdiği bir rahatlık ve huzur yerine, üstlerinde bir yalanı savunuyor olmanın yükü ve sıkıntısı vardır. Kendi ideolojileri gereği, hiçbir delili olmayan bir teoriyi sanki gerçekmiş ve bilimsel delilleri varmış gibi savunmak zorundadırlar. Evrim teorisinin geçersizliğine dair gösterilen hayati bilimsel delillere bir cevap vermek zorundadırlar. İnsanların gerçek bilimsel delillere inanacağını ve bundan ikna olacaklarını bile bile sanki gerçek bir şeyi savunuyor izlenimi vermeye çalışacaklardır. Bir yalanı savunmak zorunda olmak, özellikle de gerçeklerin farkında olan bir insan için büyük bir sıkıntıdır.

Uydurma Evrim Haberleri

Doğadaki estetik, uyum ve simetri, Darwinistlerin en büyük sıkıntı konularından biridir. Darwin bile bu sıkıntısını gizleyememiş, tavus kuşunun tüylerinin kendisini “hasta” ettiğini itiraf etmek zorunda kalmıştır.

Karşılıklı tartışma programları işte bu sebeple Darwinistlerin kızdığı, sinirlendiği, sıkıldığı, garip el kol hareketleri ile karşı koymak istediği, öfkeden gerildiği, saldırganlaştığı, bıkkın tavırlar sergilediği ortamlardır. Sürekli izah etmeye çalıştıkları bir şey olduğunu söyler, fakat bir türlü açıklama yapamazlar. Açıklama yapabilmeleri mümkün değildir, çünkü evrimi destekleyen tek bir bilimsel delil yoktur.

Bu, hak olanı savunamamanın getirdiği rahatsızlık ve huzursuzluktur. Darwinistler, yalnızca bu ortamlarda değil, hayatlarının her safhasında bu sıkıntılı ruh halini mutlaka yaşarlar. Çünkü bir yalanı savunmakta, dürüst davranmamaktadırlar. Yüce Allah, hiçbir ilme dayanmadan Rabbimiz’e karşı mücadele halinde olanların “sıkıntılı bir geçim” içinde bulunduklarını ayetinde bildirmiştir:

“Kim de Benim zikrimden yüz çevirirse, artık onun için sıkıntılı bir geçim vardır…” (Taha Suresi, 124)

Evrimi çürüten tüm iddiaların bilim dışı olduğunu öne sürerler

Daha önceki satırlarda Darwinistlerin, bilimsel terimler ve formüller kullanarak kendilerine bilimsellik görünümü verdiklerinden ve bu yolla psikolojik telkin vererek geniş kitleleri aldattıklarından bahsetmiştik. Darwinistlerin bu yönde kullandıkları ikinci sahtekarca taktik ise, Darwinizm’i savunmayanların bilimsel olmadıkları yönündeki aldatıcı savunma mekanizmasıdır.

Bir Darwinist, sırf yenileceğini bildiği için Yaratılış’ı savunan bir kişinin karşısına çıkmaz ve gerekçe olarak da “bilimsel bir tartışma ortamının olmayacağını” iddia eder. Oysa bu bir eziklik ve bir kaçıştır. Bu tartışmayı yapmayı elbette istemez, çünkü yenileceğini ve kendisini takdir eden sahte bir güruha karşı küçük düşeceğini bilir. Bunun yerine bilimsellik aldatmacasının ardına sığınarak bu tartışmadan kaçmanın yollarını arar.

Oysa bilimsel delil getiren taraf yalnızca Yaratılış savunucularıdır. Hiçbir Darwinist, şimdiye kadar tek bir tane bile bilimsel delil getirememiştir. Zaten getirmesi mümkün değildir. Fakat tartışma esnasında göreceği evrimi çürüten bilimsel deliller onu sıkıntıya düşürecektir. Gerçek fosilleri görecek, evrim sahtekarlıkları bir bir ortaya konacak, evrimcilerin nasıl tek bir proteinin tesadüfen meydana gelişini açıklayamadıkları bilimsel delillerle gözler önüne serilecektir. Bu yenilgi Darwinistlere çok ağır gelir. İşte bu sebeple çok bilindik bir psikolojik savunma yönteminin ardına sığınır ve karşı tarafı bilimsel olmamakla suçlarlar.
Dolayısıyla evrimi bilim adına savunduğunu ve Yaratılış savunucularıyla bilimsel olmadıkları için görüşmediğini iddia eden bir Darwinist incelenirken bu kişinin mutlaka büyük bir aldatmaca içinde olduğunu daima hatırlamak gerekmektedir. Bilim aslında tüm Darwinistlerin en büyük hasmı haline gelmiştir. Çünkü onlar bilimin peşinden koştukça, bilimsel gerçekler sürekli olarak evrimi yok etmektedir.Şu gerçek sürekli olarak akılda tutulmalıdır: Darwinistlerin elinde tek bir tane bile bilimsel delil yoktur. Onların elinde yalnızca demagoji, yalan, suçlama, saldırganlaşma, psikolojik telkin, sahte fosil ve bolca uydurma bilimsel terim vardır. “Bilimsellik” adına ortaya çıkmaları yüzyılın en şok edici olaylarından biridir. Bu, dünya çapındaki Darwinist aldatmacanın boyutlarını göstermektedir. Bilimin sürekli reddettiği, çocukların bile inanmadığı bir aldatmaca, bilimi kendisine koruyucu kılıf edinmiştir.

Bilim; anti-Darwinist, anti-ateisttir

BİLİM DARWİNİZM’İN DÜŞMANIDIR. BİLİM, ATEİZMİN KARŞISINDADIR. BİLİM ANTİ-KOMÜNİSTTİR, ANTİ-MARKSİSTİR. BİLİM; MARKSİST, ATEİST VE DARWİNİST DÜŞÜNCEYİ PARAMPARÇA EDEN BİR YAPIDIR. Bilim ile Darwinist aldatmaca yıkılmıştır. Bilim ile Darwinist propaganda en büyük darbesini almıştır. Bilim, kitlelere yıllarca telkin edilen evrim sahtekarlığını bozguna uğratmıştır. Bilim, ateist felsefenin temellerini yıkmıştır. Bilim, nereye gitse, nerede gündeme gelse, nerede kendini gösterse Darwinizm’i parçalar, yok eder. Dolayısıyla BİLİM, ANTİ-PAGANDIR. Bilim; putperest düşünceleri, batıl dinleri, sahte ideolojileri ortadan kaldırır. İşte bu nedenle BİLİM, DARWİNİSTLERİN EN BÜYÜK ACILARINDAN BİRİDİR.

Darwinizm’i bilim gibi göstermek, tüm dünya üzerinde oynanan çirkin bir oyunun bir parçasıdır. Allah inancını yeryüzünden kaldırmak için (Allah’ı tenzih ederiz) yeni bir dine ihtiyaç duyan deccali sistem, yıllar önce en etkili hipnoz yöntemini tespit etmiş ve hemen bilime sarılmıştır. Bilimi kullanarak insanları aldatabileceğini, tüm dünyaya ulaşabileceğini ve en kilit yerleri eline geçirebileceğini, bilim adı altında tüm sahtekarlıkları rahatça gerçekleştirebileceğini fark etmiştir. Deccal sisteminin dünya çapında gerçekleştirdiği kitle hipnozu bilim adı altında yaygınlaştırılmıştır.

Dost bildikleri bilim Darwinistleri yıkıp darmadağın etmiştir

Darwinistler, bilimsellik sahtekarlığını pervasızca uygularken, bilimin kendilerine bu kadar büyük acılar çektireceğini hiç tahmin etmemişlerdi. Bilimin yalnızca dine hizmet ettiğini görünce şoka girdiler. Tarihin en büyük bilim adamlarının Allah’a iman ettikleri tüm dünyaya ilan edilince dehşete kapıldılar. Bilimsellik safsatasına tekrar sarılmaya çalıştılar fakat tutunamadılar. Çaresizce, seslerini iyice kıstılar. Bilimin ateizmi, Darwinizm’i, Marksizm’i, komünizmi, materyalizmi ve diğer tüm batıl ideolojileri boğup yerle bir ettiğini kendi gözleriyle gördüler. Darwinistler, bilim karşısında en büyük yenilgilerini aldılar. Dost bildikleri bilim, onları yıkıp darmadağın etti.

Bilimin gelişmesi ile 21. yüzyılda ortaya çıkan en büyük gerçeklerden biri şudur: Bilim Allah’a iman edenler içindir. Bilim samimi dindarlara fayda getirir. Allah Kuran’da sivrisineğe (Bakara Suresi, 26), bal arısına (Nahl Suresi, 68) dikkat çeker. Bir yörünge üzerinde hareket eden yıldızlara (Zariyat Suresi, 7), suyun yüzünde gezen gemilere (Hac Suresi, 65) dikkat çeker. Allah Kuran’da, yeşeren yapraklara (Enam Suresi, 59), yedi kat gökyüzüne (İsra Suresi, 44) dikkat çeker. Allah, Kuran’da iman edenlerin bu iman delillerine karşı dikkatli olmalarını ister. İnsan, bilim ile araştırdıkça bu dikkat çeken yapıların derinliklerini keşfeder.

Bir sivrisineğin borusunu nasıl bir anestezi yöntemi ile yerleştirdiğini, o lokal anestezinin meydana geldiği yerdeki maddenin moleküler yapısını bize bilim verir. Yeşil yaprağın gerçekleştirdiği fotosentez mucizesi, gemileri yüzdüren sularda var olan fizik kanunları, gökte asılı duran ve -Allah’ın dilemesi dışında- asla dengesini bozmayan devasa gök cisimleri bilimin bize gösterdiği gerçeklerdir. Kuran’da haber verilen her şeyi bilim bize kanıtlar. Dolayısıyla vicdanıyla ve aklıyla düşünebilen bir insan, Kuran’daki tek bir örnekten, Allah’ın Yüce Varlığını hemen kavrar. İşte bu sebeple Kuran’da örnek verilen tek bir sivrisinek, Yüce Rabbimiz’e iman etmek için yeterlidir. Allah ayetlerinde şöyle bildirir:

Şüphesiz Allah, bir sivrisineği de, ondan üstün olanı da, (herhangi bir şeyi) örnek vermekten çekinmez. Böylece iman edenler, kuşkusuz bunun Rablerinden gelen bir gerçek olduğunu bilirler; inkar edenler ise, “Allah, bu örnekle neyi amaçlamış?” derler. (Oysa Allah,) Bununla birçoğunu saptırır, birçoğunu da hidayete erdirir. Ancak O, fasıklardan başkasını saptırmaz. (Bakara Suresi, 26)

Ey insanlar, (size) bir örnek verildi; şimdi onu dinleyin. Sizin, Allah’ın dışında tapmakta olduklarınız -hepsi bunun için biraraya gelseler dahi- gerçekten bir sinek bile yaratamazlar. Eğer sinek onlardan bir şey kapacak olsa, bunu da ondan geri alamazlar. İsteyen de güçsüz, istenen de. (Hac Suresi, 73)

İman hakikatleri, bilimin bize gösterdiği hediyelerdir. Allah’ın muhteşem bir nimetidir. Allah, üstünlüğünü, büyüklüğünü, yüceliğini göstermek için bilimi vesile eder. Bilimi de, bilimin keşfettiklerini de yaratan alemlerin Rabbi olan Allah’tır.

Darwinistler şu anda dehşet içindeler. Bilimin anti-pagan, anti-Darwinist olduğunu hayretle fark ettiler. Bu acı, Darwinistlerin 150 yıldır yaşadığı en büyük acıların başındadır. Bilimi anlayanların, bilimin içinde olanların Darwinizm’i kitleler halinde terk etmesi bu acıyı artırmıştır. Bilimin İslam’a hizmet etmesi, bu acıyı katlamıştır. Öyle ki Darwinistler utanç içinde uzaylıları kurtarıcı ilan etmişlerdir. İşte, 150 yıldır kitle hipnozu yapan deccal sisteminin son olarak içine düştüğü durum budur.

Bilim, her dalıyla Allah’ın Yüce Varlığını göstermektedir. 21. Yüzyıl bu keşfin ve dehşetli Darwinist yenilginin yüzyılı olacaktır.

Atom, bilim

Bilim, Darwinizm’in en büyük düşmanıdır. Bilim; Marksist, ateist, materyalist, Darwinist düşünceyi paramparça eder.

Bilim, tüm ihtişamı ile Allah’ın Yüce Varlığını ve Yaratmasını gözler önüne sermiştir. Bilimin gösterdiği tüm bu gerçekler ve bilimin İslam’a hizmet etmesi, 21. yüzyılda Darwinistlerin en büyük acısı olmuştur.

Evrim ile Allah inancı çelişmez aldatmacasını yaymaya çalışırlar

Darwinizm’in temelini materyalizm oluşturur. Materyalizm yanılgısına göre madde sonsuzdur ve maddenin üzerinde herhangi bir güç yoktur. Bir başka deyişle materyalizm, tüm evreni oluşturan madde üzerinde ona hakim olan, onu sürekli kontrolü altında tutan üstün bir Yaratıcı’nın varlığını reddeder (Allah’ı tenzih ederiz). Maddenin mutlak varlığı ön kabulüyle ortaya atılmış olan Darwinizm’i ayakta tutma çabasının, bu çaba için bütün aldatmacaların, sahtekarlıkların göze alınmasının tek nedeni, tüm varlıkları üstün ve güçlü bir Yaratıcı’nın yarattığı gerçeğinin kabulünü engelleme çabasıdır. Darwinistler son 150 yıldır bu çabanın peşinde olmuşlar, bunun için mücadele etmişlerdir. Darwinizm’in sahte bir din olarak benimsenmesinin tek sebebi budur.

Bu önemli gerçek son yıllarda açıkça deşifre edildiğinden, Darwinistler son zamanlarda oldukça büyük bir panik içindedirler. Bu paniğin sebebi, dindar olan geniş kitlelerin desteğini kaybetme korkusudur. Darwinizm’in gerçek yüzünü bilmeyen Allah inancına sahip pek çok kişi körü körüne bu aldatmacının peşinden sürüklenirken, Darwinistler onları uyandıracak bir gerçeğin ortaya çıkmasından hiç de hoşlanmamışlardır.

İşte bu sebeple özellikle son dönemlerde Darwinistlerin canla başla Darwinizm’in ateizm ile eşdeğer olduğu gerçeğini örtbas etmeye çalışmaları dikkat çekicidir. Papazlık ünvanına sahip Darwinistlerin dünya çapında konferanslar vermesi, Vatikan’da dahi Papa’ya yapılan baskı sonucunda evrim konferansları düzenlenmesi, Allah inancı ile evrimi bağdaştıran vakıfların bu yönde faaliyet yapan Darwinistlere ödüller sunması, din adamlarının TV programlarına çıkıp evrimi savunmaları, geçmişte yaşamış ve din alimi olarak lanse edilmiş bazı kişilerin evrimi savunan sahtekarca izahlarından örnekler verilmesi ve bunlar gibi pek çok girişim hep bu sıkıntıdan kaynaklanmaktadır. Ateist masonların hakimiyeti altındaki Darwinist basın, “Darwinizm = ateizm” gerçeğinin kendileri için bir zorluk oluşturacağını anlamış olacaklar ki, hemen harekete geçmiş ve bu konuyu gündem haline getirmişlerdir.

Ateist ve Darwinist Richard Dawkins, bu konuda görev yapan bir Darwinist lobinin varlığını şu sözlerle itiraf etmektedir:

Özellikle oluşturulmuş bir çeşit evrimi koruma lobisi var. Bunların büyük bir çoğunluğunu ateistler oluşturuyor. Ama bu kişiler, gözü dönmüş şekilde, ortalı ve makul dindarlarla dost olmak istiyorlar. Ve bunu yapabilmenin tek yolu, evrim ile din arasında hiçbir uyuşmazlık olmadığını söylemektir.4

Dawkins’in kendi itirafında da açıkça görülebildiği gibi, evrim ile Allah inancını bağdaştırmak için uğraşıp duran Darwinistlerin büyük bir çoğunluğunu ateistler oluşturmaktadır. Bu sahtekarca oynanan çirkin bir oyundur. İdeolojileri uğruna sahtekarlıkları ve aldatmacayı göze alarak sahte telkinlerde bulunan Darwinistlerin tamamı zaten Allah’ı inkar amacıyla bu pagan dinini kabul etmişlerdir. Darwinistler, bu propagandayı yaparak teorinin gerçek yüzünden habersiz olan bazı kesimleri uyandırmamaya çalışmaktadırlar. Dünya üzerindeki dinsizliğin, dikta yönetimlerinin, savaşların, katliamların, zalimliğin, dejenerasyonun, terörün, ülkemizde Mehmetçiğimizin şehit edilmesinin temel sebebinin bilimsellikten uzak bu sapkın teori olduğunun bazı kesimler tarafından bilinmemesi evrim teorisinin körü körüne desteklenmesine zemin sağlamaktadır. İşte Darwinistler, bu kör zeminin kayıp gitmesinden korku içindedirler.

Darwinizm; Allah’ın varlığını savunan, Rabbimiz’i yücelten, Yüce Allah’ın üstün yaratma gücünü gösteren her türlü inanç ve düşünceye karşıdır. Darwinizm, dünya üzerinde Allah’a yönelişi durdurabilmek, inançlı toplumlar oluşmasını engelleyebilmek ve materyalist ideolojiyi adeta sahte bir din gibi hakim edebilmek için ateist mason localarında kasıtlı ve programlı bir şekilde üretilmiş sapkın bir dindir. Bu sapkın din, tam olarak hedeflediği şekilde, 150 yıl boyunca kitleleri Allah inancından uzaklaştırmış, dünyaya en büyük belaları getirmiş olan faşist ve komünist rejimlerin temelini oluşturmuştur. Bugün evrimi Allah inancı ile bağdaştırma çabaları, bu büyük sahtekarlığın en çirkin oyunlarından birini oluşturmaktadır. Bu önemli aldatmacaya inanmamak ve bu sahte propagandayı her şekilde reddetmek gerekmektedir. Yüce Rabbimiz tüm varlıkları, yeri, göğü ve bunun arasında olanların tümünü yalnızca “Ol” emri ile yaratmıştır. Bize Kuran’da gösterilen, yeryüzünde delilleri sergilenen ve açıkça muhteşem olan Yaratılış işte bu görkemli Yaratılış’tır. Bu muhteşem Yaratılış’ın delilleri her geçen gün Darwinizm sahtekarlığını tekrar tekrar yenilgiye uğratmakta, ortadan kaldırmaktadır. Yüce Rabbimiz bir ayetinde şu şekilde buyurur:

O, gökleri ve yeri hak olarak yaratandır. O’nun “Ol” dediği gün (herşey) oluverir, O’nun sözü haktır. Sur’a üfürüldüğü gün, mülk O’nundur. O, gaybı ve müşahede edilebileni bilendir. O, hüküm ve hikmet sahibi olandır, haberdar olandır. (En’am Suresi, 73)

Uydurma Evrim Haberleri

Yüce Allah dileseydi, bu ihtişamlı canlılığı elbette evrimi vesile ederek de yaratabilirdi. O zaman ise, evrim ile yaratılışın başlıca savunucuları elbette yine bizler olurduk. Fakat yaratılış böyle gerçekleşmemiştir. Bilimin bize gösterdiği deliller, yeryüzünde evrimin gerçekleşmediğini, canlıların Kuran’da belirtildiği gibi Rabbimiz’in “Ol” emri ile bir anda yaratıldıklarını göstermektedir. Bu görkemli yaratılış, her geçen gün yeni delillerle Darwinizm’i yerle bir etmektedir.

Uydurma Evrim Haberleri

Darwinizm, ateist mason localarında kasıtlı ve programlı bir şekilde geliştirilmiş sapkın bir pagan dinidir. 150 yıl boyunca insanları Allah inancından uzaklaştırmış ve dünyaya büyük bir zulüm getirmiştir. Darwinizm; Allah’ın varlığını savunan, Rabbimizin üstün yaratma gücünü gösteren her türlü inanç, düşünce ve bilime karşıdır. Dolayısıyla evrim ile Allah inancını bağdaştırmaya çalışan Darwinistler yalan söylemektedirler. Darwinistlerin bu iddialarına uyanlar kandırılmaktadırlar. Bu, Darwinist aldatmacanın çapını ve tehlikesini bilmeyen kişilere oynanan bir oyundur. Darwinizm şu anda bu oyun ile ayakta kalmaya çalışmaktadır. Allah’ı kalpten ve içten sevenler, bu oyuna asla gelmemelidirler.

1- Vatan, 13. 08. 2006   2- Hürriyet, 26. 04. 2009   3- Radikal, 13. 03. 2009   4- Vakit, 29. 11. 2008
5- Hürriyet, 01. 10. 2003

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s